<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title></title>
	<atom:link href="http://www.askimm.net/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.askimm.net</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 16 Jan 2012 17:56:27 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3</generator>
		<item>
		<title>Güzel Sözler</title>
		<link>http://www.askimm.net/guzel-sozler.html</link>
		<comments>http://www.askimm.net/guzel-sozler.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 16 Jan 2012 17:55:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güzel Sözler]]></category>
		<category><![CDATA[Güzel Sözler ara]]></category>
		<category><![CDATA[Güzel Sözler bolumu]]></category>
		<category><![CDATA[Güzel Sözler mesajlar]]></category>
		<category><![CDATA[Güzel Sözler oku]]></category>
		<category><![CDATA[yeni Güzel Sözler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.askimm.net/?p=55</guid>
		<description><![CDATA[Güzel Sözler Mesajlar bölümüne Hosgeldiniz Güzel Sözler Mesajlar bölümüne girmek icin tiklayin..]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Güzel Sözler Mesajlar bölümüne Hosgeldiniz </p>
<p><a href="http://www.askimm.net/mesajlar/"><br />
Güzel Sözler Mesajlar bölümüne girmek icin tiklayin..</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.askimm.net/guzel-sozler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yaz Aşkı</title>
		<link>http://www.askimm.net/yaz-aski.html</link>
		<comments>http://www.askimm.net/yaz-aski.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 15 Jan 2012 11:53:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ask Sevgi]]></category>
		<category><![CDATA[Aşk]]></category>
		<category><![CDATA[Aşklar]]></category>
		<category><![CDATA[Aşkları]]></category>
		<category><![CDATA[Yaz]]></category>
		<category><![CDATA[Yaz Aşkı]]></category>
		<category><![CDATA[Yaz Aşkı Hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[Yaz Aşkını Bul]]></category>
		<category><![CDATA[Yaz Aşkınız]]></category>
		<category><![CDATA[Yaz Aşkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.askimm.net/?p=49</guid>
		<description><![CDATA[Bütün yılın yorgunluğunu üzerinizden atarken gönlünüzü de şenlendirin. Uzun yaz günlerinin yalnız geçmemesi için, tatilde kendinize havalı bir sevgili bulun. GÖZÜNÜZÜ DÖRT AÇIN * Hemen evinizde bir yaz partisi verin ama arkadaşlarınıza mutlaka yanlarında tanıdıkları hoş erkekler getirmelerini söyleyin. Böylece etrafta tanışma olanağı bulabileceğiniz birçok yabancı erkek olacaktır. * Erkek arkadaşınız olmadığından şikayet edeceğinize kendi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bütün yılın yorgunluğunu üzerinizden atarken gönlünüzü de şenlendirin. Uzun yaz günlerinin yalnız geçmemesi için, tatilde kendinize havalı bir sevgili bulun.<span id="more-49"></span></p>
<p>GÖZÜNÜZÜ DÖRT AÇIN</p>
<p>* Hemen evinizde bir yaz partisi verin ama arkadaşlarınıza mutlaka yanlarında tanıdıkları hoş erkekler getirmelerini söyleyin. Böylece etrafta tanışma olanağı bulabileceğiniz birçok yabancı erkek olacaktır.</p>
<p>* Erkek arkadaşınız olmadığından şikayet edeceğinize kendi başınıza bir yerlere gitmeyi deneyin. Örneğin sinemaya, tiyatroya yalnız başınıza gidin. Emin olun, birçok kişinin dikkatini çekeceksiniz</p>
<p>** “Biriyle en beklemediğiniz anda tanışırsınız” bu deyişi herhalde daha önce duymuşsunuzdur. Bu doğru bir düşüncedir. Flörtünüz olmadığı için kendinizi eve kapatacağınıza arkadaşlarınızla dışarı çıkın ve eğlenin. Hiç birşeyi kafanıza takmayın. Her zaman neşeli ve pozitif olmaya çalışın.</p>
<p>RAHAT OLMANIZ GEREK</p>
<p>* Unutmayın, siz kendinizle barışık olmazsanız bir başka insan da sizinle rahat bir ilişki kuramaz. Bu nedenle en başta kendinize güvenin, kendinizi sevin ki karşınıza çıkacak olan insanlar sizden etkilensin.</p>
<p>* Biriyle tanışmak için illa gece kulüplerine ya da barlara gitmeniz gerekmiyor. Bu tarz yerlerden hoşlanmıyorsanız, bir dergi alın ve bir cafe’ye gidin. Arkanıza yaslanıp günün tadını çıkartın. Mutlaka birinin ilgisini çekeceksiniz.</p>
<p>* İnternet üzerinden arkadaş bulma sitelerine girin. Belki size uymayan kişilerle de konuşup görüşeceksiniz. Ama bilin ki onların arasından biri sizinle aynı zevklere ve hayat görüşüne sahip.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.askimm.net/yaz-aski.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sevgi Üzerine</title>
		<link>http://www.askimm.net/sevgi-uzerine.html</link>
		<comments>http://www.askimm.net/sevgi-uzerine.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 15 Jan 2012 11:52:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ask Sevgi]]></category>
		<category><![CDATA[Sevgi Üzerine]]></category>
		<category><![CDATA[Sevgi Üzerine ara]]></category>
		<category><![CDATA[Sevgi Üzerine arastir]]></category>
		<category><![CDATA[Sevgi Üzerine bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Sevgi Üzerine hakkinda]]></category>
		<category><![CDATA[Sevgi Üzerine oku]]></category>
		<category><![CDATA[Sevgi Üzerine yazilari]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.askimm.net/?p=47</guid>
		<description><![CDATA[Genç kız nihayet uyanmıştı. tüm gece boyunca uyumuştu. gözlerini ovuşturdu. elbiselerini düzeltti. şaşkındı. - neredeyim ben? siz kimsiniz? - demek dün gece neler olduğunu hatırlamıyorsun? - çok içtiğimi hatırlıyorum o kadar… - evet, kapıyı sana açtığımda çok sarhoştun gerçekten. kapıyı açar açmaz bana ilk söylediğin söz şuydu: ‘ben tanrı’nın hediyesiyim’ Genç kız bu söz karşısında [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Genç kız nihayet uyanmıştı. tüm gece boyunca uyumuştu. gözlerini ovuşturdu. elbiselerini düzeltti. şaşkındı.<br />
- neredeyim ben? siz kimsiniz?<span id="more-47"></span><br />
- demek dün gece neler olduğunu hatırlamıyorsun?<br />
- çok içtiğimi hatırlıyorum o kadar…<br />
- evet, kapıyı sana açtığımda çok sarhoştun gerçekten. kapıyı açar açmaz bana ilk söylediğin söz şuydu:<br />
‘ben tanrı’nın hediyesiyim’</p>
<p>Genç kız bu söz karşısında utancını gizleyemiyordu. bir şeyler söylemek istiyor ama nereden başlayacağınıda bilemiyordu. şaşkınlığını biraz olsun gizlemek için:<br />
- peki ya sonra? dedi.<br />
- işin doğrusu ben tanrı’dan böyle bir hediye beklemiyordum. şaşırdım bir an. gerçeği arayan birisine senin gibi bir serabın gösterilmesi doğal gelmedi bana. ben bunları düşünürken sen de şu anda yattığın yerde sızıp kaldın zaten.<br />
- dün geceden beri yerde mi yatıyordum? diye sordu şaşkınlıkla.<br />
- evet, düşüp sızdığın yerden kaldırmadım. biliyorsun seraba dokunulmaz. bütün gece tanrı’nın seni almasını bekledim. ama görüyorsun ki hala gelmedi. sahi söyler misin sen hangi tanrı’nın hediyesisin böyle?<br />
Ferda sitem dolu bir utangaçlıkla:<br />
- lütfen benimle alay etmeyin, dedi.<br />
- alay etmiyorum. sadece seni anlamaya çalışıyorum. istersen önce sana bir kahve yapayım da kendine gel.</p>
<p>Kemal kahveleri getirdiğinde ferda biraz olsun kendine gelmişti. üzerindeki yabancılığı atmaya, doğal olmaya çalışıyordu.<br />
- benim adım ferda. iki sokak ilerideki sitelerde oturuyorum. dün gece için özür dilerim. arkadaşlarla yaşadığım bir çılgınlıktı o kadar. çok utanıyorum.<br />
- ben de kemal. bu evde tek başıma yaşıyorum.<br />
(bir an duraksadı kemal) . senin hakkında ne düşündüğümü merak ediyorsun değil mi?<br />
- biraz öyle…<br />
- hiç… hiçbir şey düşünmedim.<br />
- neden?<br />
- özel olarak hiçbir insan üzerinde düşünmem pek.<br />
-gecenin yarısında kapını çalıp evinde yatan bir kız hakkında bile mi?<br />
- evet…<br />
- çok garip bir insansın.<br />
Kemal sustu… ve sonra<br />
- söylesene maskeli bir baloda insanların gerçek yüzlerini tanımak mümkün müdür sence?<br />
- tabii ki değil.<br />
- işte şu toplumda gördüğün bir çok insan ve sen… hepiniz maskelerinizle yaşıyorsunuz. şu toplum maskeli bir balodan farksızdır bence. hem de zamana, kişilere ve olaylara göre her an değişen maskelerin kullanıldığı bir balo… bu yüzden pek anlamlı gelmiyor bana insanlar üzerinde düşünmek.<br />
- kendini soyutluyorsun insanlardan.<br />
- öyle de denebilir. zaten toplum ferdin en büyük düşmanıdır bence. bu yüzden insanlardan hiçbir şey almamayı yeğliyorum. buna rağmen her şeyimi vermeye de hazırım onlara.<br />
- insanların sevgisini de reddeder misin, örneğin?<br />
- en başta onu. bugünün sahte sevgileri bir insanın kalbini yaralamak için seçilen en tehlikeli yoldur.<br />
- ama insan hiç sevilmeden yaşayamaz ki…<br />
- bunda yanılıyorsun. insan sanıldığının aksine sevilerek değil severek yaşar. insan sevilmek ihtiyacında olan zayıf bir varlık değildir. kısacası sorun bence sevilmek değil sevmektir.<br />
- sevdiğin halde sevilmiyorsan?<br />
- sevilmek senin sorunun değil onun sorunu. bence sevmek bir insanı kendi içinde hissetmendir. sevilmek ise kendini bir insanın içinde hissetmen. anlayabiliyor musun? sevmek seni zenginleştirir, sevilmek değil. bunu evreni kapsayacak şekilde de düşünebilirsin.<br />
- nasıl yani?<br />
- evrensel anlamda sevmek kainatı kendinde seyretmek, sevilmek ise kendini kainatta seyretmektir.</p>
<p>Ferda’nın kafası karışmıştı. hiç bu kadar derinlemesine düşünmemişti sevgi üzerine. bunu farkeden kemal:<br />
- bunları bir anda anlamak sana güç gelebilir. ama biraz düşünürsen umarım anlayabilirsin. şunu unutma ki insanlık bugün ikinci taş devrini yaşıyor. birinci taş devrinde insanlar yumuşacıktı. sevgi sayesinde her şey yumuşacıktı. sadece evleri ve aletleri taştandı. şimdi ise her şeyimiz yumuşacık, yüreklerimiz taş gibi. hatta taştan da katı. çünkü öyle taşlar vardır, üzerlerinde otlar yetişir ve öyleleri de vardır ki…<br />
Kemal’in gözleri nemlendi bunları söylerken.</p>
<p>Yıllar inançlarını, ihanetlerini, burukluklarını, kelimelere döküyordu aslında. ağlamaklı bir hale dönüşüyordu sesi kesik kesik…uzun bir sessizlik oldu. bütün bir hayat şeridi geçti ferda’nın gözleri önünden. eğer kemal’in anlattıkları doğruysa sevgi hiç olmamıştı hayatında. bir anda gözleri duvarda bir çerçevede olan mısralara takıldı:</p>
<p>‘donuk sevgiler çağındayız. sıcak sevgiler cehennemde yanıyor. sevgi…yaşanmayacak kadar güzel, fark edilmeyecek kadar sade, duyulmayacak kadar doğaldır.’</p>
<p>Kemal duvarda ağlayan bir çocuk portesi gösterdi ferda’ya:<br />
- biliyor musun bir çocuğa verilecek en değerli besin şefkattir. ve de cesaret. bunlar öyle hassas bir dengeye sahiptir ki, denge bozuldu mu işte şu insanları görürsün karşında… şefkat ve cesaret kurbanları… kimileri aşırı şefkatin yanında cesaretsiz büyütülürler. bu insanlar küçücük bir dünya kurmak isterler kendilerine. güçsüzdür bu insanlar, kolayca kırılırlar. dünya çok acımasızdır böylelerine göre… kendilerini sevecek birilerini ararlar hep. o kadar yoğunlaşılar ki bazen şiddetli bir arzuyla birine doğru akmak isterler. cesurca sevemezler. cesareti öğrenememiştir bu insanlar. öteyandan da cesur insanlar… dünyayı bile devirebilirler. ama basit bir sevgi oyunuyla kolayca yıkılıverirler. dünyayı titretecek cesareti taşıyan bu insanlar kalplerine dokunan bir parmakla diz üstü çöküverirler yere. ve şu sözleri duyar gibi olursun onlardan:<br />
‘ dağ düştü üstümüze. yıkılmadık ama insan değdi tenimize acısı yıktı bizi…!<br />
Cesaret onları o kadar sertleştirmiştir ki sevdikleri insanı kolları ile kalpleri arasında neredeyse öldürür. kemal sustu birden. ferda bir şeylerin olduğunu hissetmişti. çözmek istiyordu kemal’i.<br />
- niye sustun?<br />
- bana ne şefkati öğrettiler ne de cesareti.<br />
- ama tüm bunları biliyorsun sen<br />
- nasıl olduğunu merak ediyorsun değil mi, anlatayım.<br />
Bir an durdu sonra:<br />
- insanların nefretinden sevgiyi,ihanetlerinden sadakati, korkaklıklarından cesareti öğrendim.<br />
- insanlar bu kadar acımasız mı? gerçekten seven insanlar yok mu hiç?<br />
- bırak sevgilerini gülmeleri bile doğal değil onların. seni senin için değil kendileri için severler. o kadar iyi o kadar güzel ve o kadar haince severler ki hayran olmamak elde değil biliyor musun? sevgi ve ihaneti sanatsal bir uyarlamayla o kadar güzel sahneye koyarlar ki son sahnede öleceğini bilebile seyredersin oyunu. mükemmel bir katildir onlar. seve seve öldürürler seni. dudaklarından sevgi sözcükleri yükselir. yapacağın tek şey gözlerini kapatıp sevgi atmosferi içinde sevgi sözcüklerinin sağanak yağmuru altında ölümü beklemendir. anlıyor musun?<br />
- sen sevilmekten korkuyorsun<br />
- belki…<br />
- neden?<br />
- neden mi? ben her insanı kalbime misafir edebilirim, sevebilirim yani. kalbimden eminim çünkü. sevdiğim insanı rahatsız edecek hiçbir şey yok kalbimde. ama kimsenin kalbine girmek istemem. çünkü bilmiyorum nelerle karşılaşacağımı. bilmiyorum hangi tuzaklar bekliyor beni. ve bilmiyorum o insan bunlardan haberdar mı?<br />
- fikirlerimi alt üst ettin. her şey karıştı. sevmek sevilmek, nefret sevgi… hatta şu ana kadar gerçekten yaşayıp yaşamadığımı düşünüyorum<br />
- aslında sana anlattığım her şeyi kendin de bulabilirsin.<br />
- nasıl?<br />
- kendini tanıyarak… yalnız kaldığın anlarda…<br />
- yalnızlıktan kaçmışımdır hep. – yalnızlıktan kaçmak kendinden kaçmaktır. bir düşünsene, doğarken de yalnızsın, ölürken de. o halde yaşarken yalnızlıktan kaçmak anlamsız değil mi?<br />
- yalnızlıkta insan ne bulabilir ki sıkıntı ve boşluktan başka?<br />
- kendini gerçekten tanıyabilseydin uzaydaki derinlikten daha derin bir iç uzayın olduğunu görebilirdin. bizler ruhumuzu öldürüyor sonra başına geçip ağıt yakıyoruz…<br />
Benliğindeki zenginliği farketseydin dünyada ikinci bir insan aramazdın biliyor musun?<br />
- anlamadım!<br />
- dünyada bir tek kişi vardır aslında. o bir tek kişinin içinde beş milyar insan.<br />
- benliğim bu kadar kalabalık mı?<br />
- evet. benliğin tüm varlığın merkezidir. tüm acılar ve sevinçler yüreğinde gizlidir senin. ölenleri yüregine gömdüğün gibi doğacak çocuğun kalbi de senin içinde atar. hem acıyı hem sevinci yaşarsın iç içe, yan yana… hatta o kadar acı çekersin ki acı, acı olmaktan çıkar..<br />
- sözlerin çok karışık.<br />
- belki haklısın bu konuda. bazı insanlar başlı başına paradokstur. düşünceleri de öyle. insanlar paradoksal düşünmeye alışık değiller. bu yüzden anlaşılmıyoruz.</p>
<p>Zaman bir hayli ilerlemişti. ferda izin istedi. zihni o kadar dağılmıştı ki hiçbir şey söylemeden çıktı evden. bütün gece boyunca kemal’in sözleri ile uğraştı ferda. bazen onu anladığını düşünüyor, bazen saçmaladığına karar veriyordu. her şeye rağmen hayranlık duyuyordu ona. ara sıra arkadaşlarına anlatmak istiyordu onu. ama kimsenin anlamayacağından emindi.</p>
<p>Günler geçiyor, yüreğinde kemal’e, karşı konulmaz bir sevgi taşıdığını hissediyordu ferda. hergeçen gün biraz daha büyüyordu sevgisi. aylar geçmiş ama bir türlü ona gitmeye karar verememişti. çekiniyordu. insanlardan bu kadar uzakbiri onun gibi deli dolu bir kızı ciddiye alır mıydı?<br />
‘hiç kimse sevgiyle dirilmeyecek kadar ölmüş değildir hiçbir zaman’.<br />
Evet, bu söz de onun değil miydi? nihayet karar verdi ferda. gitmeli ve ona sevdiğini söylemeliydi. ferda kemal’in evine gittiğinde büyük bir şaşkınlık geçirdi. evde kimse yoktu, taşınmıştı…<br />
Evin bekçisi yaklaştı ferda’ya:<br />
- kızım, adınızı öğrenebilir miyim?<br />
- adım ferda, kemal bey taşındı mı?<br />
- evet kızım, taşındı. ve kimseye söylemedi nereye gittiğini, bana bile. bir mektup bıraktı sana. gelirse verirsin dedi.</p>
<p>Ferda mektubu aldı. tereddütlü adımlarla evine gitti. yıkılmıştı. derin bir boşluk hissetti yüreğinde. birden ümitle doldu yüreği. belki de onu yanına çaığırıyordu. sabırsızlıkla mektubu açtı.</p>
<p>‘ey sevgili, seni sevip sevmediğimi söylemeyeceğim. ama sevgiyi öğretebildim sana sanırım (ne kadar öğretilebiliyorsa) . dilerim kalbine kalbimden verdiğim şey yüreğinde yeşerip meyve verir. böylece ne sen bende kaybolacaksın, ne de ben sende. sen beni kendinde, ben seni kendimde bulmuş olacağım. o zaman hiç ayrılmayacağız. sakın sevgimle seni tuzağa düşürdüğümü sanma. sevgi hayatın hem çekirdeği hem de meyvesidir. bir ağaç, meyvesiyle seni kendine çağırıyorsa bu bir aldatma sayılmaz. unutma ki ağaç meyvesini çağırır, kendisini değil.<br />
Ey sevgili, sen bir sığınak arıyorsun ama ben durulmaz bir fırtınayım.<br />
Sen kendinin sakini olmak istiyorsun ama ben evrenin sakini olmak istiyorum.<br />
Sen olmayacak bir barışı arıyorsun. bense tüm kötülüklerle savaşmak istiyorum.<br />
Sen küçücük bir çocuksun. ama ben küçükken çok büyüdüm.<br />
Sen dünyadan kopup yıldızlara sığınmak istiyorsun. bense kendimi yeryüzüne karşı sorumlu tutuyorum.<br />
Sen bir agacın gölgesine sığınıp yaşamak istiyorsun. bense ülkemi arıyorum. yolları adınlık,insanları ümitli ve huzur dolu olan bir ülke.<br />
Sen bende kaybolmak istiyorsun ama ben seni kaybetmek istemiyorum.<br />
Sen susuyorsun, bense haykırıyorum.<br />
Sakın unutma…<br />
Kalbim paylaşılamayacak kadar senindir. seninle bile…! ! !</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.askimm.net/sevgi-uzerine.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sevgi Sözcükleri</title>
		<link>http://www.askimm.net/sevgi-sozcukleri.html</link>
		<comments>http://www.askimm.net/sevgi-sozcukleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 15 Jan 2012 11:51:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ask Sevgi]]></category>
		<category><![CDATA[bedava Sevgi Sözcükleri]]></category>
		<category><![CDATA[online Sevgi Sözcükleri]]></category>
		<category><![CDATA[Sevgi]]></category>
		<category><![CDATA[Sevgi Sözcükleri]]></category>
		<category><![CDATA[Sevgi Sözcükleri ara]]></category>
		<category><![CDATA[Sevgi Sözcükleri oku]]></category>
		<category><![CDATA[Sevgi Sözcükleri yolla]]></category>
		<category><![CDATA[Sözcükleri]]></category>
		<category><![CDATA[yeni Sevgi Sözcükleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.askimm.net/?p=45</guid>
		<description><![CDATA[Seni yüreğimden atabilsem atamıyorum, Seni gözlerimden silebilsem silemiyorum Sensizlik acısını çekemiyorum, Dönersen diye koştum camlara Ama yoksun yine yok.. Her sabah uyanıp yüzünü güneşe verdiğinde, Gücünü alamazsın sıcak sevgilerden, Unutma sakın bir sevgi bin sevgi doğurur ve O sevgilerden yepyeni bir dünya kurulur.. Ben toprağım suyum sensin, ben yaprağım dalım sensin İlkbaharım yazım sensin sensiz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Seni yüreğimden atabilsem atamıyorum,<br />
Seni gözlerimden silebilsem silemiyorum<br />
Sensizlik acısını çekemiyorum,<br />
Dönersen diye koştum camlara<br />
Ama yoksun yine yok..<span id="more-45"></span></p>
<p>Her sabah uyanıp yüzünü güneşe verdiğinde,<br />
Gücünü alamazsın sıcak sevgilerden,<br />
Unutma sakın bir sevgi bin sevgi doğurur ve<br />
O sevgilerden yepyeni bir dünya kurulur..</p>
<p>Ben toprağım suyum sensin, ben yaprağım dalım sensin<br />
İlkbaharım yazım sensin sensiz hayat çekilmiyor.</p>
<p>Ufukta bir gemi görsem seni taşıyan,<br />
Mavi denize dalardım geriye bakmadan<br />
Uçsuz bucaksız mavilikte arardım beni<br />
Taa ki beni sende bulana kadar.</p>
<p>Ay yıldıza mutluluk fısıldarken<br />
Gökyüzü sevincini yeryüzü ile paylaşırken<br />
Ben sana bir parça mutluluk yolluyorum<br />
İçindeki umut çiçekleri hiç solmasın diye</p>
<p>Hani gözler varya sözleri anlatır,<br />
Hani sözler varya gözleri aglatır,<br />
Hani anlar varya değeri geç anlaşılır,<br />
Bir de aşk varya seni bana anlatır..</p>
<p>Başını göğsüme yasladığında tek bir düşmanım vardır:<br />
O da geçip giden zaman…</p>
<p>Seni düşünür , seni özlerim ,<br />
Sevgilerin özlemlerin derinliğinde<br />
Ne olur kır şeytanın bacağını birkez beni hatırla ,<br />
Bir sonbahar serinliğinde..</p>
<p>Kalbimi kırmak suya yazı yazmak kadar zordur.<br />
Kalbimi düzeltmek ise gece doğan güneşe dokunmaya benzer.<br />
Sen o suya yazı yazdın<br />
Şimdi güneşin doğmasını bekle.</p>
<p>Şimdi daha iyi anlıyorum ki,<br />
Nefes almak değilmiş, yaşamak.<br />
Ateşlerde yanmak gibi bir şey,<br />
Seni severken,sensiz olmak…</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.askimm.net/sevgi-sozcukleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sevgi Ne İster</title>
		<link>http://www.askimm.net/sevgi-ne-ister.html</link>
		<comments>http://www.askimm.net/sevgi-ne-ister.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 15 Jan 2012 11:50:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ask Sevgi]]></category>
		<category><![CDATA[Sevgi Ne İster]]></category>
		<category><![CDATA[Sevgi Ne İster arastir]]></category>
		<category><![CDATA[Sevgi Ne İster bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Sevgi Ne İster hakkinda]]></category>
		<category><![CDATA[Sevgi Ne İster oku]]></category>
		<category><![CDATA[Sevgi Ne İster yazilari]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.askimm.net/?p=43</guid>
		<description><![CDATA[- Aşk şiiri yazın. - Ona ayak masajı yapın. - Yağmurda el ele yürüyün. - Radyodan onun için şarkı isteyin. - Kahvaltıda kalp şekilli tostlar yapın. - Şehir içinde fayton gezintisine çıkın. - Gazetenin kişisel bölümüne aşk notları yazın. - Ruj ya da traş kremi ile aynaya “seni seviyorum” yazın. - Sık sık seni seviyorum [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>- Aşk şiiri yazın.<br />
- Ona ayak masajı yapın.<br />
- Yağmurda el ele yürüyün.<br />
- Radyodan onun için şarkı isteyin.<br />
- Kahvaltıda kalp şekilli tostlar yapın.<span id="more-43"></span><br />
- Şehir içinde fayton gezintisine çıkın.<br />
- Gazetenin kişisel bölümüne aşk notları yazın.<br />
- Ruj ya da traş kremi ile aynaya “seni seviyorum” yazın.<br />
- Sık sık seni seviyorum ve sana ihtiyacım var demeyi unutmayın.<br />
- Çantasına, cüzdanına ya da yastığının altına küçük aşk notlar saklayın.<br />
- Kalp seklinde bir kitap ayıracı yapın ve okuduğu kitabin arasına koyun.<br />
- Sizin için yaptigi ve sizin siradan kabul ettiğiniz herşey için küçük teşekkür notları yazın.<br />
- Kirda yürüyüse çikip birbirinizin bas harflerini agaca kazıyın.<br />
- Banyo aynasindaki buhara “Senin için deliriyorum” yazın.<br />
- Sebepsiz yere bir buket çiçekle çikin karşısına.<br />
- Kocaman bir kurdele ile yataginizi paketleyin.<br />
- 18 yasinda gibi davranin hatta piercing yapın.<br />
- Bir sepet dolusu şirin hediyeler gönderin.<br />
- Gün boyunca her saat başı öpüşün.<br />
- Onun benzin deposunu doldurun.<br />
- Parkta piknik yapın.<br />
- Birlikte bir çiçek dikin.<br />
- Bir geceligine otelde kalın.<br />
- Dogumgünlerinizi birlikte kutlayın.<br />
- Karın üzerine melek resimleri çizin.<br />
- Eve kocaman bir balon buketi getirin.<br />
- Telesekreterine sevimli bir mesaj bırakın.<br />
- Üzerinde hiç düsünmeden, ani bir hediye alın.<br />
- Arabasını yıkayın ve konsoluna aşk notu bırakın.<br />
- Yılbası ağacı için ikinizin resmi olan bir süs hazırlayın.<br />
- Yer ya da mekan umursamadan ara sıra ona göz kırpın.<br />
- Geceyi yıldızları seyrederek geçirin ve birlikte dilek tutun.<br />
- En sevdiği kitabı ya da CD’yi sebepsiz yere ona hediye edin.<br />
- Bir gece dışarı çıktığinızda insanlara balayında olduğunuzu söyleyin.<br />
- Her “merhaba” ve “hosçakal” i kucaklayarak ya da öperek mühürleyin.<br />
- Takviminize sadece ikiniz için hafta ortası randevusunu düzenli olarak işleyin.<br />
- İş yerine şeker, yiyecek, resim ve aşk notları ile dolu bir moral paketi gönderin.<br />
- Evde mum isiginda romantik bir yemege giden yolu gül yapraklari ile donatın.<br />
- Onun kiyafetlerini yerden kaldirin ve ona bu konuda hiç birsey söylemeyin.<br />
- Ona bir ask mektubu yazın, sonra da onu yap boz parçalari gibi kesin.<br />
- Birlikte scrabble oynayin, kullanabildiginiz kadar ask kelimesi kullanın.<br />
- En sevdiginiz TV sovunu kaydedin ve geceyi konuşarak geçirin.<br />
- Bulasiklari birlikte yikayin, sonra birbirinizin ellerine krem sürün.<br />
- Gizli isaretler belirleyin ve kalabalik içindeyken bunları kullanın.<br />
- Penceresinin önünde durun ve romantik bir sarki söyleyin.<br />
- Sanki birbirinizi bir aydır görmüyormus gibi davranın.<br />
- Sadece “Seni düsünüyorum” demek için mail gönderin.<br />
- Özel birseyler yapmak için yazili davetiye gönderin.<br />
- Sehir disina dogru kisa bir araba gezintisine çıkın.<br />
- Ikinizin güzel bir resmini cüzdaniniza koyun.<br />
- En sevdiği sekeri montunun cebine saklayın.<br />
- Birlikte komik hayvan isimleri düşünün.<br />
- Onu isyerinden arayın ve randevu isteyin.<br />
- Beklenmedik bir anda onu kucaklayin.<br />
- Şömineyi yakın ve şeker pişirin.<br />
- Kahvaltisini yatağa götürün.<br />
- Çamaşırları birlikte yıkayın.<br />
- Birbirinize kitap okuyun.<br />
- Birbirinize şiir okuyun.<br />
- Elim sende oynayın.<br />
- Birbirinizin falını okuyun.<br />
- Beklenmedik iltifatlar yapın.<br />
- Açık hava sinemasına gidin.<br />
- Bir külah dondurmayı paylaşın.<br />
- Salonun ortasında piknik yapın.<br />
- İlk randevunuzu yeniden yasayın.<br />
- Ölümsüz aşkınızı telgraf ile açıklayın<br />
- Işıkları loslastırıp kanepede tv izleyin.<br />
- Fırtına çıktığında birbirinize sıkı sıkı sarılın.<br />
- “Özür dilerim” deyip, öpüp barışan taraf olun.<br />
- Okuduğu derginin içine aşk kartları saklayın.<br />
- Bir hayir kurumuna sevgiliniz adına bağış yapın.<br />
- İkinizin aptal bir fotoğrafını çekin ve çerçeveletin.<br />
- Bir oyun ya da maç bileti alarak ona sürpriz yapın.<br />
- Bir şişede, balonda ya da sandviçte aşk notu gönderin.<br />
- Boynuna kocaman bir öpücük kondurarak onu şaşırtın<br />
- Sevdiğini bildiğiniz bir çizgi film karakterini taklit edin.<br />
- Ona köpük banyosu hazırlayın, etrafına mumlar yakın.<br />
- İkiniz de yatağa girdikten sonra açık kalan ışığı söndürün.<br />
- Eski siyah beyaz filmlerden seyredip patlamış mısır yiyin.<br />
- Romantik bir yemek hazırlayın ve en iyi porselenlerinizde servis yapın.<br />
- Birbirinizde en çok sevdiğiniz 10 özelliğin listesini yapın.<br />
- Haftasonu en sevdiginiz romantik sahneleri canlandırın.<br />
- Ajandasındaki uzak tarihlere ikiniz için randevular yazın.<br />
- Birlikte kampa gidin ve sadece bir uyku tulumu alın.<br />
- Sevgilinizin ufak tefek gündelik ev işlerini yapın.<br />
- Romantik müzik CD’ si koyun ve dans edin.<br />
- Sadece ikiniz için sürpriz parti düzenleyin<br />
- En sevdiği restorana rezervasyon yaptırın.<br />
- Onun adini vücudunuza dövme ile yazdırın.<br />
- İIkiniz için bir fotoğraf albümü hazırlayın.<br />
- Sevgilinize pofuduk oyuncaklar alın.<br />
- Gidilecek filmi seçmesine izin verin.<br />
- Sürpriz hafta sonu tatili hazırlayın.<br />
- Birbirinize masaj yapın.<br />
- Birlikte duş alın.<br />
- El ele tutuşun.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.askimm.net/sevgi-ne-ister.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sevgi Hakkında</title>
		<link>http://www.askimm.net/sevgi-hakkinda.html</link>
		<comments>http://www.askimm.net/sevgi-hakkinda.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 15 Jan 2012 11:48:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ask Sevgi]]></category>
		<category><![CDATA[Nasıl Olur]]></category>
		<category><![CDATA[Nasıl Sevmeli]]></category>
		<category><![CDATA[Sevgi Hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[Sevgi Hakkında bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Sevgi Hakkında oku]]></category>
		<category><![CDATA[Sevgi Hakkında yazilar]]></category>
		<category><![CDATA[Sevgili Hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[Sevilir]]></category>
		<category><![CDATA[Üzerine]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.askimm.net/?p=40</guid>
		<description><![CDATA[Sevgi Üzerine Masumi Toyotome diye bir Japon yazmış bu yazıyı. Dünyada sevilmek istemeyen kişi yok gibidir diye başlıyor. Ama sevgi nedir, nerede bulunur, biliyor muyuz diye soruyor. Sonra anlatmaya başlıyor: Sevgi üç türlüdür. Birincinin adı “Eğer” türü sevgi. Belli beklentileri karşılarsak bize verilecek sevgiye bu adı takmış yazar. Örnekler veriyor: eğer iyi olursan baban, annen [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sevgi Üzerine Masumi Toyotome diye bir Japon yazmış bu yazıyı. Dünyada sevilmek istemeyen kişi yok gibidir diye başlıyor. Ama sevgi nedir, nerede bulunur, biliyor muyuz diye soruyor.<span id="more-40"></span> Sonra anlatmaya başlıyor: Sevgi üç türlüdür. Birincinin adı “Eğer” türü sevgi. Belli beklentileri karşılarsak bize verilecek sevgiye bu adı takmış yazar. Örnekler veriyor: eğer iyi olursan baban, annen seni sever. Eğer başarılı ve önemli kişi olursan, seni severim. Eğer eş olarak benim beklentilerimi karşılarsan seni severim.</p>
<p>Birinci tür: Bir şarta bağlı sevgi</p>
<p>Toyotome en çok rastlanan sevgi türü budur diyor. Karşılık bekleyen sevgi. Sevenini, istediği bir şeyin sağlanması karşılığı olarak vaat edilen bir sevgi türüdür bu diyor yazar. Nedeni ve şekli bakımından bencildir. Amacı sevgi karşılığı bir şey kazanmaktır. Yazara göre evliliklerin pek çoğu “Eğer” türü sevgi üzerine kurulduğu için çabuk yıkılıyor. Gençler birbirlerinin o anki gerçek hallerine değil, hayallerindeki abartılmış romantik görüntüsüne aşık oluyor ve beklentilere giriyorlar. Beklentiler gerçekleşmediğinde, düş kırıklıkları başlıyor. Sevgi nefrete dönüşüyor. En saf olması gereken anne baba sevgisinde bile “Eğer” türüne rastlanıyor. Yazar bir örnek veriyor. Bir genç Tokyo Üniversitesi giriş sınavlarını kazanarak babasını mutlu etmek için çok çalışıyor. Okul dışında hazırlama kurslarına da gidiyor. Ama başarılı olamıyor. Babasının yüzüne bakacak hali yok. Üzüntüsünü hafifletmek için bir haftalığına Hakone kaplıcalarına gidiyor. Eve döndüğünde babası öfkeyle sınavları kazanamadın. Bir de utanmadan Hakone’ye gittin? diye bağırıyor. Delikanlı “Ama baba vaktiyle sende bir ara kendini iyi hissetmediğinde Hakone kaplıcalarına gittiğini anlatmıştın diyor. Baba daha çok kızarak delikanlıyı tokatlıyor. Çocuk da intihar ediyor. Gazeteler intiharın anlık bir sinir krizi sonucu olduğunu söylediler, yanılıyorlardı diyor yazar. Delikanlı babasının kendisine olan sevgisinin yüksek düzeydeki beklentilerine bağlı olduğunu anlamıştı. İnsanlar “Eğer” türü sevginin üstünde bir sevgi arayışı içindeler aslında. Bu sevginin varlığını ve nerede aranması gerektiğini bilmek bu genç adamın yaptığı gibi yaşamı sürdürmekle ondan vazgeçmek arasında bir tercih yapmakla karşı karşıya kaldığımızda önemli rol oynayabilir diyor Masumi Toyotome. İlginç değil mi?</p>
<p>İkinci tür: “Çünkü” türü sevgi;</p>
<p>Toyotome bu tür sevgiyi şöyle tarif ediyor: Bu tür sevgide kişi bir şey olduğu, bir şeye sahip olduğu ya da bir şey yaptığı için sevilir. Başka birinin onu sevmesi, sahip olduğu bir niteliğe ya da koşula bağlıdır. Örnek mi? Seni seviyorum. Çünkü çok güzelsin (Yakışıklısın). Seni seviyorum. Çünkü o kadar popüler, o kadar zengin, o kadar ünlüsün ki. Seni seviyorum. Çünkü bana o kadar güven veriyorsun. Seni seviyorum. Çünkü beni üstü açık arabanla, o kadar romantik yerlere götürüyorsun ki. Yazar, Çünkü türü sevginin Eğer türü sevgiye tercih edileceğini anlatıyor. Eğer türü sevgi bir beklenti koşuluna bağlı olduğundan büyük ve ağır bir yük haline gelebilir. Oysa zaten sahip olduğumuz bir nitelik yüzünden sevilmemiz hoş bir şeydir egomuzu okşar. Bu tür olduğumuz gibi sevilmektir. İnsanlar oldukları gibi sevilmeyi tercih ederler. Bu tür sevgi onlara yük getirmediği için rahatlatıcıdır. Ama derin düşünürseniz, bu türün Eğer türünden temelde pek farklı olmadığını görürsünüz. Kaldı ki bu tür sevgi de, yükler getirir insana. İnsanlar hep daha çok insan tarafından sevilmek isterler. Hayranlarına yenilerini eklemek için çabalarlar. Sevilecek niteliklere onlardan biraz daha fazla sahip biri ortaya çıktığı zaman, sevenlerinin, artık ötekini sevmeye başlayacağından korkarlar. Böylece yaşama sonsuz sevgi kazanma gayretkeşliği ve rekabet girer. Ailenin en küçük kızı yeni doğan bebeğe içerler. Sınıfının en güzel kızı, yeni gelen kıza içerler. Üstü açık BMW’si ile hava atan delikanlı, Ferrari ile gelene içerler. Evli kadın kocasının genç ve güzel sekreterine içerler. O zaman bu tür sevgide güven duygusu bulunabilir mi diye soruyor Toyotome. Çünkü türü sevgi de, gerçek ve sağlam sevgi olamaz diyor. Bu tür sevginin güven duygusu vermeyişinin iki ayrı nedeni daha var. Birincisi; acaba bizi seven kişinin düşündüğü kişi miyiz korkusu. Tüm insanların iki yani vardır. Biri dışa gösterdikleri öteki yalnızca kendilerinin bildiği. İnsanlar sandıkları kişi olmadığımızı anlar ve bizi terk ederlerse korkusu buradan doğar. İkincisi de ya günün birinde değişirsem ve insanlar beni sevmez olurlarsa endişesidir. Japonya’da bir temizleyicide çalışan dünya güzeli kızın yüzü patlayan kazanla parçalanmış. Yüzü fena halde çirkinleşince, nişanlısı nişana bozup onu terk etmiş. Daha acısı ayni kentte oturan anne ve babası, hastaneye ziyarete bile gelmemişler, artık çirkin olan kızlarını. Sahip olduğu sevgi, sahip olduğu güzellik temeli üstüne kurulmuş olduğundan bir günde ölmüş. Güzellik kalmayınca sevgi de kalmamış. Kız birkaç ay sonra kahrından ölmüş… Japon yazar toplumlardaki sevgilerin çoğu “Çünkü” türündendir ve bu tür sevgi, kalıcılığı konusunda insanı hep kuşkuya düşürür diyor.</p>
<p>Peki o zaman, gerçek sevgi, güvenilecek sevgi ne? Ve işte sevgilerin en gerçeği:</p>
<p>Üçüncü tür sevgi: “Rağmen”</p>
<p>Bir koşula bağlı olmadığı için ve karşılığında bir şey beklenmediği için? Eğer türü sevgiden farklı bu. Sevilen kişinin çekici bir niteliğine dayanıp böyle bir şeyin varlığını esas olarak almadığı için Çünkü türü sevgi de değil. Bu üçüncü tür sevgide, insan Bir şey olduğu için değil, Bir şey olmasına rağmen sevilir. Güzelliğe bakar mısınız? Rağmen sevgi. Esmeralda, Quasimodo’yu dünyanın en çirkin, en korkunç kamburu olmasına Rağmen sever. Asil, yakışıklı, zengin delikanlı da Esmeralda’ya çingene olmasına rağmen tapar. Kişi dünyanın en çirkin, en zavallı, en sefil insanı olabilir. Bunlara rağmen sevilebilir. Tabii bu sevgiyle karşılanması şartı ile. Burada insanın, iyi, çekici ya da zengin konum edinerek sevgiyi kazanması gerekmiyor. Kusurlarına, cahilliğine, kötü huylarına ya da kötü geçmişine rağmen olduğu gibi, o haliyle sevilebiliyor. Bütünüyle çok değersiz biri gibi görünebiliyor ama en değerli gibi sevilebiliyor. Japon yazar yüreklerin en çok susadığı sevgi budur diyor. Farkında olsanız da, olmasanız da, bu tür sevgi sizin için yiyecek, içecek, giysi, ev, aile, zenginlik, başarı ya da ünden daha önemlidir. Bunun böyle olduğundan nasıl emin olursunuz?</p>
<p>Haklı olduğunu kanıtlamak için sizi bir teste davet ediyor. Şu soruma cevap verin diyor. Kalbinizin derinliklerinde, dünyada kimsenin size aldırmadığını ve hiç kimsenin sizi sevmediğini düşünseydiniz, yiyecek, elbise, ev, aile, zenginlik, başarı ve üne olan ilginizi yitirmez miydiniz? Kendi kendinize yaşamamın ne yararı var diye sormaz miydiniz? Devam ediyor Toyotome: Şu anda en sevdiğiniz kişinin sizi sadece kendi çıkarı için sevdiğini anladığınızı bir düşünün. Dünya birden bire başınızın üstüne çökmez miydi. O an yaşam size anlamsız gelmez miydi? Diyelim sıradan bir yaşamınız var. Günlük yaşıyorsunuz. Günün birinde gerçek, derin ve doyurucu bir sevgi bulacağınızdan umudunuz olmasa, kalan hayatinizi nasıl yaşardınız? diye soruyor ve yanıtlıyor: Öyleleri ya iyice umutsuzluğa kapılıp intihar ediyorlar ya da iyice dağıtıp yaşayan ölü haline geliyorlar.</p>
<p>Toyotome, hem de nasıl iddialı savunuyor Rağmen sevgiyi. Bugün yaşamınızı sürdürebilmenizin nedeni Rağmen türü sevgiyi şu anda yaşamanız ya da bir gün bu sevgiyi bulacağınıza inancınızdır. Son sözlerinde biraz umutsuz, Toyotome. Bugün yaşadığımız toplumda herkesi doyuracak bu sevgiyi bulmak zor. Çünkü herkesin sevgiye ihtiyacı var. Kimsede başkasına verecek fazlası yok? diye açıklıyor. Anlatıyor: Yakınımızda olan birinin bu sevgiyi bize vermesini bekleriz. Ama o da aynı şeyi başkasından beklemektedir. Peki bu dünyada sevgi ne kadar var. Yazara göre, açlığımızı biraz bastıracak kadar. Ve de yemek öncesi tadımlık gelen iştah açıcılar gibi. Bu minnacık tadım, bizi daha müthiş bir sevgi açlığına tahrik ve teşvik ediyor. Bu minnacık tadım sevgiye ne kadar muhtaç olduğumuzu anlatıyor. Büyük bir hırsla ana yemeğin gelmesini ve bizi doyurmasını bekliyoruz. Hani nerede? Hepsi o. Ve asıl çarpıcı cümle en sonda.</p>
<p>DÜNYADAKİ EN BÜYÜK KITLIK, RAĞMEN TÜRÜ SEVGİNİN YETERİNCE OLMAYIŞIDIR.</p>
<p>İYİ DÜŞÜNÜN……….</p>
<p>Bu yılınızı iyi geçirdiniz mi?<br />
Sağlıklı olduğunuz için hiç sevindiniz mi?<br />
Bu yıl hiç gün ışığı ile uyandınız mı?<br />
Kaç kez güneşin doğuşunu izlediniz?<br />
Bir neden yokken kaç kişiye hediye aldınız?<br />
Kaç sabah yolda bir kediyi okşadınız?<br />
Bu yıl yeni doğmuş bir bebek parmağınızı sıkıca tuttu mu hiç?<br />
Ve siz onu hiç kokladınız mı?<br />
Yaz gecelerinde ne çok yıldız olduğuna hiç şaşırdınız mı? Kendinize bu yıl kaç oyuncak aldınız?<br />
Kaç kez gözlerinizden yaş gelinceye kadar güldünüz?<br />
Yaşlı bir ağaca sarıldınız mı bu yıl?<br />
Çimlere uzandığınız oldu mu?<br />
Çocukluğunuzdan kalan bir şarkıyı söylediniz mi hiç?<br />
Hiç taş kaydırdınız mı bu yıl?<br />
Kaç kez kuşlara yem attınız?<br />
Bir çiçeği dalındayken kokladınız mı?<br />
Bu yıl kaç kez gökkuşağı gördünüz?<br />
Ya da hediye alan bir çocuğun gözlerindeki ışığı?<br />
Kaç kez mektup aldınız bu yıl?<br />
Eski bir dostunuzu aradınız mı hiç?<br />
Kimseyle barıştınız mı bu yıl?<br />
Aslında mutlu olduğunuzu kaç kez fark ettiniz bu yıl?<br />
İyi bir yılın, bunlar gibi birçok “küçük şey”e bağlı olduğunu hiç düşündünüz mü?<br />
Düşünün.<br />
Yayılın çimenlerin üzerine<br />
Acele edin….<br />
Er veya geç…<br />
Çimenler yayılacak üzerinize…</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.askimm.net/sevgi-hakkinda.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Saf Aşık</title>
		<link>http://www.askimm.net/saf-asik.html</link>
		<comments>http://www.askimm.net/saf-asik.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 15 Jan 2012 11:46:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ask Sevgi]]></category>
		<category><![CDATA[Aşık]]></category>
		<category><![CDATA[Aşk]]></category>
		<category><![CDATA[Saf]]></category>
		<category><![CDATA[Saf Aşık]]></category>
		<category><![CDATA[Saf Aşıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Saf Aşk]]></category>
		<category><![CDATA[Saf Aşklar]]></category>
		<category><![CDATA[Sevgi]]></category>
		<category><![CDATA[Sevgili]]></category>
		<category><![CDATA[Sevgililer]]></category>
		<category><![CDATA[Temiz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.askimm.net/?p=37</guid>
		<description><![CDATA[“Aşk doğa eczanesinde nasıl elde edilir?”diye hiç düşündünüz mü? Birileri düşünmüş olmalı ki, aşkın reçetesi hazırlandı… Dozunu tutturmaksa size kaldı İLACIN ADI: Aşk * Familya: Sevdaca * Bitki adı : Aşkus Tadarus * Elde edilişi: Aşkı elde etmek için türlü yöntemler vardır. Birinci yöntem için ilkel maddeler, para, bir çift söz ve bir çift kesici [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>“Aşk doğa eczanesinde nasıl elde edilir?”diye hiç düşündünüz mü? Birileri düşünmüş olmalı ki, aşkın reçetesi hazırlandı… Dozunu tutturmaksa size kaldı<span id="more-37"></span></p>
<p>İLACIN ADI: Aşk * Familya: Sevdaca * Bitki adı : Aşkus Tadarus</p>
<p>* Elde edilişi: Aşkı elde etmek için türlü yöntemler vardır. Birinci yöntem için ilkel maddeler, para, bir çift söz ve bir çift kesici gözdür. Fakat bu yöntem pahalı olduğu için, endüstride başka yollarla elde edilir. Özellikle orta insanlar arasında aşk, parasız-pulsuz, belirli bir süre “gözleme” yardımı ile elde edilir. Bu şekilde elde edilen aşk saf değildir. Çeşitli randevularla kristalleştirilir ve daha sonra saf olarak elde edilir.</p>
<p>* Fiziki özellikleri: Pembe renkli kristallerden olusur. Kalpte yerleşir. Keskin lezzetlidir. Özellikle iç organlarda hissedilir. İlk resmi tanımı Adem ile Havva tarafından yapılmış, sonra insanlar tarafından geliştirilmiştir.</p>
<p>* Kimyasal özellikleri: Kaba sözlerden alınır. Formülü hemen değişir. Aslında aşk dayanıklı bir madde değildir. Parasızlık, sefillik, yalancılıkla “geçimsiz” bir ilaçtır.</p>
<p>* Saflık muayenesi: Aşkın ne ölçüde “saf” olduğunu anlamak için ihanet, aldatma, matrak geçmeyle ne ölçüde dayanıklı olduğu anlaşılır.</p>
<p>* Miktar tayini: Aşk enjekte edilmiş ve hassas tartılmış bir insan, bir haftada kilo kaybederse bu uluslararası ölçülere göre en az Romeo-Juliet, Türk ölçülerine göre Leyla Mecnun aşkına eşittir.</p>
<p>* Önerilen doz: Nişan ve nikahta az dozlarla alınmalıdır. Aşk çeşitli biçimlerde görülebilir. Bilim aşkı, sanat aşkı, doğa aşkı gibi..</p>
<p>* Hastalığın belirtileri: Kalp çarpıntısı. Uçma hissi, gözlerde kararma, sevdiğinden başkasını görememe şeklinde özel bir körlük. Mantık kaybı. Uykusuzluk, iştahsızlık, terleme..</p>
<p>* Kullanışı: Kalbi hızlandırmak için, alçak dozda. Sinir sistemini uyarmak için yüksek dozda. Moral ve cesaret verici neşelendirici. Ancak belli dozu yoktur. Hiç alınmazsa kişide kompleks yaratır.Yüksek dozda öldürücü, alçak dozda güldürücü etkisi vardır.</p>
<p>* İlacın reklam sloganı: Karanfilim ez beni, çift kanatlı tülbentten süz beni, sen kalem ol ben divit, reçeteye yaz beni…</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.askimm.net/saf-asik.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Platonik Aşk</title>
		<link>http://www.askimm.net/platonik-ask.html</link>
		<comments>http://www.askimm.net/platonik-ask.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 15 Jan 2012 11:45:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ask Sevgi]]></category>
		<category><![CDATA[Aşk]]></category>
		<category><![CDATA[Karşılıksız]]></category>
		<category><![CDATA[Karşılıksız Aşk]]></category>
		<category><![CDATA[Platonik]]></category>
		<category><![CDATA[platonik Aşk]]></category>
		<category><![CDATA[Platonik Aşk Çeşitleri]]></category>
		<category><![CDATA[Platonik Aşk Türleri]]></category>
		<category><![CDATA[Platonik Aşklar]]></category>
		<category><![CDATA[Sevgi]]></category>
		<category><![CDATA[Sevgili]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.askimm.net/?p=35</guid>
		<description><![CDATA[Aşkın her çeşidi güzeldir ama, platonik olanının yeri bir başkadır… Burada söz konusu olansa, sadece bir tarafın derin duygularıdır… Herkesin başına gelebilir OKUL: Bu en klasik platonik aşk mekanlarından biridir. Zamanımızın çoğunu burada geçirdiğimiz için tabii ki. Ders dışında birçok konuda da zihnimizi çalıştırırız. Aşık olunan kişi kız yada erkek olsun, genelde üst sınıflardandır. Platonik [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Aşkın her çeşidi güzeldir ama, platonik olanının yeri bir başkadır… Burada söz konusu olansa, sadece bir tarafın derin duygularıdır… Herkesin başına gelebilir<span id="more-35"></span></p>
<p>OKUL: Bu en klasik platonik aşk mekanlarından biridir. Zamanımızın çoğunu burada geçirdiğimiz için tabii ki. Ders dışında birçok konuda da zihnimizi çalıştırırız. Aşık olunan kişi kız yada erkek olsun, genelde üst sınıflardandır.</p>
<p>Platonik aşkın karizmatik hareketleri vardır. Yüzüne bakmaya doyulmaz. Eğer bu şahıs okul takımlarından birinde oynuyorsa, mutlaka her maçına gidilir, hayran hayran seyredilir. En büyük yıkım, bir gün gelip de platonik aşkın kendisine sevgili bulmasıdır.</p>
<p>YAZLIK: Her yazın mutlaka bir favori tipi vardır. Genelde yazlıktaki platonik aşklarda yaş farkı çok olur. Platonik aşkın her hareketi takip edilir. Hatta büyük umutlarla tanışılır. O size “ayy ne şirin şey” gözüyle bakarken, sizin içinizde ateşler yanar, volkanlar patlar. Yazlıktaki platonik aşkı sadece beğenmekle yetinmek en iyisidir…</p>
<p>MAHALLE: Mekan itibariyle mahallde de platonik aşka çok rastlanır. Sonuçta oturduğunuz yer oldugu için, elbette gözünüz güzel insanlara takılır. Bu olay daha küçük yaşlarda olur. Büyüdükçe mahalleden uzaklaşılacağı için, başka mekanlardan sevgili bulma imkanı da artar.</p>
<p>OKUL SERVİSİ: Okula servisle gidenlerin her sabah gördüğü için aşık olmaktan kendilerini alamadıkları kişiler vardır. Bunun en önemli nedeni, güne birlikte aynı şekilde başlanıyor olmasıdır. Yanyana oturmalar, bir yolunu bulup konuşmalar, bu platonik aşkı gerçeğe döndürebilir…</p>
<p>ÜNLÜLERLE: Ünlülerden herhangi biri deli gibi beğenilir. Resimleri kesilir, tüm hayatı ezberlenir… Sevgililerine uyuz olunur ve onunla beraber olma hayalleri kurulur. Bu ünlü bir şarkıcı ise; konserine gidilip deliler gibi bağırılır. Tüm şarkıları ezbere bilinir. Gerçekleşmesi çok zor bir aşktır. Zaten heyecanı da platonik olmasındadır…</p>
<p>İŞYERİ: İşyeri, platonik aşklara en az uygun mekanlardır. Çünkü, bu aşkı gerçeğe dönüştürme imkanı çoktur. Ancak, bazı durumlarda bu aşk karşılık görmeyebilir…</p>
<p>Sevgili olmak zor…</p>
<p>Platonik aşk yaşayan bir kızın ya da delikanlılın böyle sarmaş dolaş olması zordur. Çünkü onlar aşklarını kendi dünyalarında yaşar. Karşı tarafın ise böyle bir aşktan haberi bile yoktur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.askimm.net/platonik-ask.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Nasıl Aşıksın</title>
		<link>http://www.askimm.net/nasil-asiksin.html</link>
		<comments>http://www.askimm.net/nasil-asiksin.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 15 Jan 2012 11:44:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ask Sevgi]]></category>
		<category><![CDATA[Aşık]]></category>
		<category><![CDATA[Nasıl Aşıksın]]></category>
		<category><![CDATA[Nasıl Aşıksın bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Nasıl Aşıksın oku]]></category>
		<category><![CDATA[Sevgili]]></category>
		<category><![CDATA[Sevgilisin]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.askimm.net/?p=33</guid>
		<description><![CDATA[* ANTRENÖR: Geleceğinizin güvende olmasını mı istiyorsunuz? Çevrenizdeki insanların sizinle aynı düzeyde olmasını mı istiyorsunuz? Bu durumda siz ilişkinizi ‘bir takım’ olarak görüyorsunuz. Aşka aslında çok da inanmıyorsunuz. Aşkı ve ilişkiyi çıkarların uyumu olarak niteliyorsunuz. Sevgilinize sürekli taktikler veriyorsunuz. Gerektiğinde iş degiştirmesi için baskı yapıyorsunuz. Ama onu biraz rahat bırakmalı ve siz de rahatlamalısınız. * [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>* ANTRENÖR: Geleceğinizin güvende olmasını mı istiyorsunuz? Çevrenizdeki insanların sizinle aynı düzeyde olmasını mı istiyorsunuz? Bu durumda siz ilişkinizi ‘bir takım’ olarak görüyorsunuz. Aşka aslında çok da inanmıyorsunuz.<span id="more-33"></span> Aşkı ve ilişkiyi çıkarların uyumu olarak niteliyorsunuz. Sevgilinize sürekli taktikler veriyorsunuz. Gerektiğinde iş degiştirmesi için baskı yapıyorsunuz. Ama onu biraz rahat bırakmalı ve siz de rahatlamalısınız.</p>
<p>* SAHİPLENEN: Onu kıskanıyor musunuz? Sürekli sevgisini kanıtlamasını mı istiyorsunuz? Sık sık onsuz bir hayatın nasıl olacağını düşünüyor ve onun odak noktası olmak için çabalıyorsunuz. Sorunlar da bu noktada başlıyor. Onun sizsiz birşeyler yapması sorun oluyor. Onun adına yaşamaktan, iki vücutta tek ruh olmaktan vazgeçmeniz gerekiyor.</p>
<p>* BAĞIMLI: Onu deli gibi seviyorsunuz. Bu sevgi adına her şeyi yapmaya hazırsınız. Onun için yapamayacağınız fedakarlık yok. Peki bu ilişkide siz neredesiniz? Biraz kendiniz için yaşamayı öğrenmelisiniz. Başkası için yaşadığınız taktirde siz yok olursunuz..</p>
<p>* DOST: Kavgaları çocukca mı buluyorsunuz? Siz sevgiliden çok, dost olmayı istiyorsunuz. Aşk her şeyden önce güven sizin için. Değişiklik, uçarılık size göre değil. İlişkileriniz hep uzun soluklu. Sevgilinizle her şeyi yapmayı, onunla tüm hayatı paylaşmayı istiyorsunuz. Ancak dostça tavırlarınızın yanında bir sevgilinin şefkatini de ondan esirgemeyin..</p>
<p>* TUTKULU: Onu çok çekici buluyorsunuz. Siz aşka aşık bir insansınız. Partnerinizin de öyle olmasınu tercih ediyorsunuz. Onsuz bir dakika bile ıstırap içinde geçiyor. Çevrenizdekiler sizden ‘Romeo ve Juliet’ diye söz ediyor. Ancak siz aşkta acı olması gerektiğine inanıyorsunuz. Hep imkansız aşkların peşinde koşuyorsunuz. Onun için şiirler yazıyorsunuz. Doğru insanı bulursanız bir sorun yok ancak, kendinize acı çektirmekten vazgeçmelisiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.askimm.net/nasil-asiksin.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Eski Sevgili</title>
		<link>http://www.askimm.net/eski-sevgili.html</link>
		<comments>http://www.askimm.net/eski-sevgili.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 15 Jan 2012 11:43:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ask Sevgi]]></category>
		<category><![CDATA[eski iliski oku]]></category>
		<category><![CDATA[eski iliskiler]]></category>
		<category><![CDATA[eski iliskiler hakkinda]]></category>
		<category><![CDATA[Eski Sevgili]]></category>
		<category><![CDATA[Eski Sevgili bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Eski Sevgili hakkinda]]></category>
		<category><![CDATA[Eski Sevgili iliskileri]]></category>
		<category><![CDATA[Eski Sevgili yazilari]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.askimm.net/?p=31</guid>
		<description><![CDATA[Eski Sevgili Hah, sonunda özlediğiniz, istediğiniz sevgiliye kavuştunuz. Daha da doğrusu tencere yuvarlandı, kapağını buldu hesabı, siz birbirinizi buldunuz. Ama, onun o başbelası eski sevgilisi yok mu? Bir türlü bırakmıyor peşinizi. Tabii sevgiliniz de onun bu tavrından etkilenmiyor değil. Öyle ya! Eski sevgili tarafından hala arzulanmak, yeni sevgilinin gözündeki değeri de artırıyor! Ondan kurtulmak sandığınız [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Eski Sevgili Hah, sonunda özlediğiniz, istediğiniz sevgiliye kavuştunuz. Daha da doğrusu tencere yuvarlandı, kapağını buldu hesabı, siz birbirinizi buldunuz.<span id="more-31"></span> Ama, onun o başbelası eski sevgilisi yok mu? Bir türlü bırakmıyor peşinizi. Tabii sevgiliniz de onun bu tavrından etkilenmiyor değil. Öyle ya! Eski sevgili tarafından hala arzulanmak, yeni sevgilinin gözündeki değeri de artırıyor! Ondan kurtulmak sandığınız kadar zor değil, nasıl mı?</p>
<p>Bırak artık sevgilimin peşini!<br />
Tam sonunda sevip seviliyorum, mutluyum diye düşünüp, birlikte aşk şarkıları söylemeye başlarken, o da ne? Eski sevgilisi hayat sahnenize girmeye çalışıyor! Sevgilinizi durmadan arıyor, telesekreterine acıklı mesajlar bırakıyor, araya arkadaşlarını sokuyor, kapısının önünde bekliyor, naylon intiharlar düzenliyor, yapıyor da yapıyor… Siz mi? Ne olacak, paranoyalar üretip, sevgilinizi her gördüğünüzde sanki onu son görüşünüzmüş gibi ona içli içli bakıyor. Ortada fol ya da yumurta yokken eski günlerinizi, ilk çıkmanızı, ilk sevişmenizi, minibüs, tren gibi abuk yerlerde bile hatırlayıp, ağlıyorsunuz. Siz ne yapıyorsunuz? O kadar kolay mı yani?</p>
<p>Gücünüzü İspatlayın!<br />
İlk olarak sevgilinize, içiniz içinizi yese de hatta tırnak yeme gibi önceden sahip olmadığınız tikler geliştirseniz de, bu durumla başa çıkabileceğinizi ve güçlü olduğunuzu, önemsemez tavırlarınızla ispatlayın. Önemsemez dediysek, eski sevgilisiyle, ölüm kalım bile olsa görüşmemesi ve onun artık adı üstünde “eski sevgili” olduğu konusunda otoritenizi göstermeyi sakın unutmayın.</p>
<p>Dedektif olun!<br />
Ne var bunda şaşıracak? Pekala olursunuz, yeter ki araştırmacı ruhunuzu devreye sokun. Her insanın için de bir Herkül Poirot gizlidir, inanın. Eski sevgiliyi tanıyan bir ortak arkadaş, size bu konuda yardımcı olabilir. Onun, sevgilinizi çıldırtan, hatta ayrılmalarına neden olan davranışlarıyla ilgili detayları iyice öğrenin. Onun hatalarının farkına varın ve aksine davranın. Mesela, o sevgilinizle birlikte olduğu zamanlarda çok baskıcı ve dırdırcı davranıyorsa, siz de onun tam tersi şekilde davranın ki, sevgiliniz sizin kıymetinizi anlasın. Melek olun!</p>
<p>“Bu kadın ne kadar aciz böyle!”<br />
Eğer sevgilinizin kafasının etini yiyecek kadar arayıp, ona telesekreter mesajları bırakıyorsa, aynen “bu kadın ne kadar gurursuz ve yapışkan böyle” deyin. Kendi hayatını yeniden kuramayacak kadar aciz ve onun sevgilinizin başına dert olmaktan başka bir işe yaramadığını da ekleyin! Bu arada unutmayın, baskın basanındır! Siz de durmadan sevgilinizin telesekreterine ya da cep telefonuna onu sevdiğinize dair mesajlar bırakın.</p>
<p>Etrafında dolanın!<br />
Mutluluğunuzu gölgeleyen o kadının, nerede oturduğunu, nerelere takıldığını öğrenin. Sonra da sevgilinizi oralara gitmeye ikna edin. Karşılaştığınız zamanlarda bol bol sevgilinize sarılın, ona “Canım, cicim, balım, aşkım” gibi hitaplarda bulunup, duymasını sağlayın. Böylelikle mutlu ve sağlam bir birlikteliğiniz olduğuna inansın. Öpüşün, koklaşın. Ne yani? Boşa gitmeyecek ya!</p>
<p>Kurtuluş yoksa!<br />
Valla, bu taktiklerden sonra da eski sevgiliyi sahneden atmayı başaramadıysanız, o kadın zaten sizinkinin “eski sevgilisi” değilmiş! Sevgiliniz onu bir türlü eskitememiş! Siz o yüzden yol yakınken dönün, üzülerek, ağlayarak bari kendinizi eskitmeyin.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.askimm.net/eski-sevgili.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

